Yıllardır macun olarak bilinen son yıllarda şeker ve lokum olarak ta ambalajlanıp satılan Manisa’nın ünlü mesir macunu şimdi de çay olup poşete girdi.
Naturel, ekolojik, biyolojik,organik ürünleri internet üzerinden satışa sunan www.nebolife.com doğal gıda tüketicileri için mesir macunu çayının yanısıra mesir macunu ve mesir macunu şekerini de ürünlerinin arasına kattı.
Baharat ve bitkisel karışımlı çay adıyla satılan mesir çayı, yüzlerce yıldır şifa niyetine yenilen mesir macununda kullanılan 41 çeşit baharattan yapılıyor.
İçerisinde tarçın, zencefil, karanfil havlıcan, meyankökü gibi tıpta da ilaç hammaddesi olarak kullanılan baharatların yanısıra funda, papatya, rezene, anason gibi sindirim sistemini rahatlatan baharatlar ve diğer tamamlayıcı çeşitler yer alıyor. Mesir macunundaki afrodizyak, detoks ve midevi sağlık etkisi Mesir çayında da bulunuyor.
MESİR ÇAYI ŞEKER NEDENİYLE MESİR MACUNU YİYEMEYENLER İÇİN İDEAL
Mesir çayını mesir macunundan ayıran en büyük özelliği ise şekersiz oluşu. Şeker sevmeyen yada sağlık sorunları nedeniyle şeker kullanımı kısıtlı olanlar için mesir çayı ideal bir seçenek. İçerisindeki meyan kökü kendine has tadıyla şekeri aratmıyacak bir lezzet sağlıyor. 50 gramlık 20 adet süzen poşetten oluşan Maccun mesir çayı, www.nebolife.com’da KDV dahil 5.75 TL den satılıyor.
MESİR MACUNU TARİHÇESİ
Yıl 1539 u gösterirken Yavuz Sultan Selim büyük seferlerinden birisi için İstanbul dışında iken eşi Hafsa Sultan da Manisa’da bulunuyordu.Bir süredir rahatsız olan Hafsa Sultan’ın hastalığı ilerleyince devrin hekimleri sultan için seferber edildi. Ancak Sultan bir türlü iyileşemiyordu. Sonunda konu Merkez Muslihiddin Efendi ye kadar ulaştı. Merkez Efendi Medresede baş müderris olan ve tıp ilminde uzman değerli bir hekimdi. Hastayı dinledi, muayene etti ve bir takım bitki ve baharat isimleri yazılı olan bir listeyi görevlilere verdi. Getirilen baharatları belli oranlarda karıştırıp şekerle tatlandırıp bir macun hazırladı.
Bu macundan yiyen sultan kısa sürede iyileşti. Eskisinden daha sağlıklı ve zinde olduğunu fark eden sultan Merkez Efendi’ye “bu macundan bol miktarda yapalım ve halka dağıtalım, böyle bir şifa deposundan herkes faydalansın” diye buyurdu.
Bunun üzerine kazanlar kuruldu ocaklar yakıldı ve tonlarca macun hazırlandı. Hazırlıkları ve olayı duyan halk Sultan camiinin önünde toplandı. Kalabalığa tek tek dağıtımın zor olacağını fark eden görevliler küçük kağıtlara sarılan macunu halka saçmaya başladılar. 1539 nevruza denk gelen bu olay tüm ülkede duyuldu. Ve sonraki yıllarda daha büyük kalabalıklara daha büyük kazanlarla macun hazırlanmaya başlandı. Bu gelenek günümüze kadar geldi.
