Kendisine mikrofon uzatılanların büyük çoğunluğu bu krizin bizim krizimiz olmadığını, Türkiye ekonomisinin, başkalarının çıkardığı krizin kurbanı olduğunu söylüyor.
Bazıları bu krizden en erken bizim çıkacağımızı öne sürüyor. Ne yazık ki bu doğru değil.
2001 krizinin ardından 2002 yılında ekonomi yüzde 6.2 büyümüştü. 2003’de yüzde 5.3 büyüyen ekonomi, 2004’de yüzde 9.4, 2005’de yüzde 8.4 ve 2006’da yüzde 6.9’luk yüksek oranlarla büyümüştü. Ardından ekonomide performans düşüklüğü başladı. 2007’de büyüme yüzde 4.6’ya düştü. 2008 yılının son çeyrek büyümesi henüz belli değil ama tahminlerimiz 2008 yılı büyümesinin yüzde 2 dolayında kalacağını gösteriyor.
Ki bu, potansiyel büyüme oranı yüzde 4 ile 5 arasında olan Türkiye için tehlike çanlarının çalması anlamına geliyor. ABD’den yayılan küresel sistem krizinin asıl olarak 2008 yılının ortalarına doğru bütün ülkeleri etkilediğini, buna karşılık bizim büyümemizdeki düşüşün 2006 yılının son çeyreğinden itibaren başladığını düşünürsek bu krizin faturasını başkalarında ya da başka ekonomilerde aramamız doğru olmaz.
İşsizlik, 2001 krizinden sonra tırmandığı yerden bir türlü eski düzeyine indirilemedi. 2001 krizi öncesinde yüzde 7’ler dolayında olan işsizlik, krizden sonra yüzde 10’un üzerine çıktı ve sonra yüzde 9 ile 10 arasındaki banda yerleşti. 2008’de ise yüzde 10’un yeniden üzerine çıktı. 2008’deki artışı küresel krizin etkisine bağlasak bile 2002 ile 2007 arasında yaşanan büyüme sırasında işsizliğin eski düzeyi olan yüzde 7’lere indirilememiş olması yaşadığımız krizin bizim krizimiz olduğunun bir başka kanıtı olarak ortada duruyor.
2001 krizinin hemen ertesinde yüzde 1’in altına düşmüş olan cari açığın hızla artmaya başlaması da krizin bize ait olduğunun kanıtlarından birisi. Cari açık, 2002’de yüzde 0.7, 2003’de yüzde 2.2, 2004’de yüzde 4 iken 2006’dan itibaren yüzde 6 bandına yerleşti. Ekonomi, son 6 yılda sürekli yüksek ve artan oranda cari açık verdi ve bunu dış kaynakla finanse etti. Böyle bir gidişin sürdürülemez olduğu, eninde sonunda bir krizle noktalanacağı bilinen, tekrarlanan, ama ne yazık ki dinlenmeyen bir gerçek olarak ekonomi tarihimize geçti.
Büyüme ivmesi düşen, büyümesinin yüksek olduğu dönemlerde bile işsizliği düşüremeyen, cari açığı sürekli artan ve dış kaynakla finanse edilmeye muhtaç olan bir ekonomi krize giriyor demektir. Eğer bu durum 2008’de yaygınlaşan küresel krizle birlikte ortaya çıkmış olsaydı o zaman bu bizim krizimiz değildir demek mümkün olurdu. Ama eğer bu gelişmeler 2008’den önce başlamışsa konunun küresel krizle fazlaca bir ilgisi yok demektir.
Türkiye ekonomisi üzerinde küresel krizin etkisi ve olumsuz katkısı 2008 yılının son çeyreğinde ve sınırlı olarak ortaya çıktı. Küresel krizin Türkiye’ye etkisi asıl olarak 2009 yılında çıkacak. Uzun süre ‘bize bir şey olmaz’, ‘teğet geçer’ gibi yaklaşımlarla bizim krizimiz olmadığını düşünerek hafife aldığımız gelişmeler aslında bizim krizimizdi. Geç yayımlanan veriler nedeniyle olayı algılayamamak bu krizi hafife alanların sorunu. Bu algılama hatasında biraz da kurun baskılanmasına dayalı yüksek faizin etkisi oldu kuşkusuz. Kur baskılanınca ekonomik göstergeler olduğundan çok daha iyi göründü. GSYH’mız, kişi başına gelirimiz olduğundan yüksek görünürken, borç yükümüz, cari açığımızın GSYH’ya oranı olduğundan düşük göründü. Bu görüntüler çoğu kişinin ekonomimizin gerçekte bulunduğu yerden daha iyi bir yerde olduğuna inanmalarına ve dolayısıyla krize gidişi hafife almalarına yol açtı.
2008’in son aylarından itibaren bizim krizimizin üzerine bizim olmayan küresel krizin etkileri de binmeye başladı. O nedenle 2009 yılı bizim açımızdan bütün dünyadan daha zor bir yıl olacak. Bu krizden en önce bizim çıkacağımız ise yalnızca iyimser bir temenniden ibaret.
Bu haber toplam 275 kez okundu.
küresel kriz
yaşayacağımız kriz bizim yada değil.çapımıza göre yaşayacağız.borç borç borç ortada yiğit miğit kalmayacak galiba.nüfusumuz artıyor.ömrümüz artıyor.fatura sayısı ve miktarlar artıyor.işsizlik artıyor.abd de yama devri başlamış ki eyvah eyvah.biz birşey görmüyoruz.
hüseyin meço - 2009-01-08 05:55:45










