Doğu Güneydoğu Sanayici ve İş Adamları Dernekleri Federasyonu Başkanı Tarkan Kadooğlu: "2009 reform yılı olmalı” dedi.
Konut sektöründe başlayan, uluslararası finans sisteminde devam eden krizin etkilerini 2008’in son çeyreğinde gördük, 2009 yılında da görmeye devam edeceğiz. Küresel ekonomiye entegre olan ülkelere daha fazla etkisi olan bu kriz, gelişmiş ekonomileri yakın işbirliğine zorlamaktadır. Bu zorlama küresel bir yeniden yapılanmayı da gerektirmektedir. Gerek AB, gerekse de Obama Başkanlığındaki ABD, bu yeni sürece entegre olmak için ekonomi politikalarını reforma tabi tutmaktadırlar.
Türkiye’nin yeniden şekillenen küresel ekonomide sağlam ve etkili bir konuma sahip olması için gelecek 10 yıllık projeksiyonlarını gerçekçi ve uygulanabilir senaryolara dayandırması gerekmektedir. Kriz sonrası dönem için büyüme hızını en az % 5–6 oranına yerleştirmek, iç talebi canlandıracak, dış ticareti ise arttıracak politikalar üretmesi bu senaryoların hedefleri olmalıdır. Aksi takdirde krizden büyük ölçüde etkilenecek, işsizlik ve yoksulluk göstergeleri endişe verici oranlara çıkacaktır.
Ekonomik büyüme, 2001 sonrası uygulanan politikalarda olduğu gibi daha fazla iç talebe dayandırılamaz. Bu açıdan ihracatı arttıracak, küresel rekabete uyum sağlayacak politikalar gündeme alınmalı. Bunun en önemli yolu ise Avrupa Birliği’ne üyelik sürecine, yeniden ve ciddiyetle yaklaşmaktır.
2008 yılının son gününde Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah GÜL tarafından imzalanan ‘Ulusal Program’, 2009 yılının AB ve Reform Yılı ilan edilmesi için uygun bir belgedir. Doğu ve Güneydoğu İş dünyası olarak, ulusal programda ifade edilen “istikrar içinde büyümeye devam eden, gelirini daha adil paylaşan, küresel ölçekte rekabet gücüne sahip, bilgi toplumuna dönüşen bir Türkiye” hedefinin demokratikleşme, liberalizasyon ve bölgesel dengesizliklerin giderilmesinden geçtiğine inanıyoruz. Bu nedenle 2009 yılının ülkemizin için reform yılı mantığına uygun olarak, 2008 yılından bambaşka bir yıl olmasını diliyoruz.
