Türkiye, hem potansiyelini ortaya çıkarmak hem de nesli tükenmekte olan varlıklarını korumak için tarımsal ve hayvansal gen avına başladı. Gen bankaları kurulacak..
Haber: Özlem Doğaner
DOĞUSUNDAN batısına, kuzeyinden güneyine binlerce endemik bitkinin yetiştiği, binlerce hayvanın yaşadığı topraklar, nihayet zenginliklerinin farkına varıyor. Türkiye, biyolojik zenginliklerini ortaya çıkarmak için çalışmalarını hızlandırdı. Hem potansiyeli belirlemek hem de nesli tükenmekte olan varlıkları korumak için tarımsal ve hayvansal gen avı başlatıldı. Kurulacak gen bankalarının, gen çeşitliliğine gitmek isteyen girişimci ve yatırımcılar için de önemli bir kaynak olacağı belirtiliyor.
160 BİN BUĞDAY, 27 BİN MISIR...
Türkiye, biyolojik çeşitliliğini korumak amacıyla yeni yılda Ankara’da bir gen bankası kurmaya hazırlanıyor. Dünyanın üçüncü büyüğü olması beklenen tarımsal gen bankasında, Uluslararası Buğday ve Mısır Geliştirme Merkezi’nde (CIMMYT) bulunan 160 bin buğday ve 27 bin mısır çeşidi de yer alacak. Bu çeşitler ıslah çalışmalarında kullanılacak. Böylece özel sektör şirketlerinin yabancı tohum üreticileriyle Türkiye’de ortak yatırım yapmalarına imkan sağlanacak.
Bu arada, İzmir Menemen’de bulunan Agro Hidroloji Araştırma Enstitüsü de uluslararası bir araştırma ve eğitim merkezine dönüştürülecek. Bu merkezde özellikle Afrika, Asya ve Orta Asya ülkelerindeki araştırmacılara yönelik eğitimler verilecek. CIMMYT ve ICARDA gibi uluslararası kuruluşların eğitimlerine de yine bu merkez ev sahipliği yapacak.
Türkiye’de 1960’lı yıllardan bugüne bin 611 adet hububat çeşidi geliştirildi. Bunun 820’sini Tarım Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü’ne bağlı enstitüler, 709’unu özel sektör, 82’sini de üniversiteler geliştirdi. Bunlar arasında, kuraklık ve susuzluk stresine dayalı 12 adet buğday çeşidi de yer alıyor.
TEHDİT ALTINDAKİ HAYVANLAR TAKİPTE
Türkiye'de 160 tür memeli bulunuyor ve bunların 64'ü tehlike altında. 453 kuş türünün de 253'ü “kırmızı hat”ta, yani nesli tükenmiş durumda. Sürüngen ve balık türlerinde de durum aynı. Türkiye'deki sığır, koyun ve keçi ırkının yaklaşık yüzde 15'i risk altında. Son 30 yılda sadece koyun popülasyonu yüzde 50 oranında azaldı. Üstelik bu sadece Türkiye’nin değil, dünyanın sorunu haline geldi. Dünyada son 6 yıl içinde 62 ırk yok oldu. Halen yaklaşık bin 500 ırk da risk altında. Başta ABD olmak üzere birçok ülke, biyolojik çeşitliliği korumak adına gen bankası çalışmalarına başladı.
Türkiye'de de TÜBİTAK, Tarım Bakanlığı ve 10 üniversite hayvan genlerinin peşine düştü. Hayvanlara ilişkin gen bankasıyla ilgili çalışmalar, geçen yıl Türk HAY-GEN projesi adı altında başladı.
Türkiye'ye özellikle ithalat yoluyla birçok hayvanın girmesi ve melezleme yapılarak yerli hayvan ırklarının gen kaynaklarının kaybolması üzerine, TÜBİTAK ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığı çalışma başlattı. TÜBİTAK öncülüğünde yürütülen, bakanlık ile Uludağ, ODTÜ, Ankara, İstanbul ve Selçuk gibi 10 üniversite tarafından desteklenen proje kapsamında, sığırdan atlara, balıklardan keçilere kadar yerli hayvanların gen bankası oluşturulacak. 10 milyon YTL'ye mal olan projenin 2013 yılında tamamlanması bekleniyor.
DNA’LAR 3 BİN YILLIĞINA DONDURULUYOR
Projenin ilk ayağı olan Türk HAY-GEN 1 ile evcil çiftlik hayvanlarının genlerinin saklanması amaçlanıyor. Türk HAY-GEN 1 projesiyle, nesli ağır tehdit altındaki sığır, manda, koyun, keçi ve at ırklarının gelecek nesillere aktarılabilmesi için iki gen bankası kuruldu. Bankaların biri Gebze’de TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi’nde, diğeri de Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Lalahan Hayvancılık Araştırma Enstitüsü'nde kuruldu. Yerli çiftlik hayvanlarına ait embriyo, sperma ve DNA'lar 3 bin yıllığına bu gen bankalarında dondurulacak.
Soğukta muhafaza sistemleri her iki bankada da oluşturuldu. Birinin yok olması halinde diğerinin iş görebilmesi amacıyla, her iki bankada da aynı sayıda örnekler muhafaza edilecek. İşbirliği yapılan üniversitelerin bir kısmı hayvanların embriyo ve spermlerini dondurdu. Bir kısmı ise hayvanların ırk özelliklerini belirlemek için genetik karakterizasyon yapıyor.
Uzmanlar hayvan ırklarının bize ait olduğunu, ancak bunu tescillediğimiz zaman kanıtlayabileceğimizi vurguluyor. Örneğin, Ankara (Angora) keçisi veya tavşanının bize ait olduklarını ispatlama imkanımız kalmadı. Çünkü karakterize edilmeden yurtdışına çıkarıldığı belirtiliyorlar. Uzmanlar, çevre kirliliği, çarpık kentleşme, insan faktörü gibi nedenlerle yılda 27 bin bitki ve hayvan türünün dönüşümsüz olarak yok olduğunu vurguluyorlar.
VAN KEDİSİ VE KANGAL DA SIRADA
Çevre ve Orman Bakanlığı'nın talebi üzerine ön çalışmaya başlayan TÜBİTAK, Türk HAY-GEN 2 projesiyle bu kez yaban hayvanlarının genleri için banka oluşturmak için harekete geçti. Türk HAY-GEN 3 projesi ise Van kedisi, Ankara kedisi, Sivas kangalı gibi evcil hayvanları kapsıyor.
Türk HAY-GEN projesiyle sadece evcil ya da yaban hayvanlarının genleri koruma altına alınmayacak. Irkların karakterizasyonu ve gen ıslahı da yapılacak.
Bu projede, mevcut evcil türlerin koruma altına alınabilmesi amacıyla bilimsel araştırmalar için gen materyali ve bilgi kaynağı sağlayacak DNA’ların saklandığı bankaların oluşturulması, ayrıca bu bankalarda canlının hayata döndürülmesini sağlayabilecek canlı kaynaklarının (sperm, embriyo, somatik hücreler ve ovaryum dokusu) korunmaya alınması amaçlanıyor. Ayrıca gelecekte ülkenin hayvancılık alanındaki rekabet gücünü artıracak uzman kadronun oluşturulması hedefleniyor.
Proje kapsamında çalışılan hayvanlara ait bilgiler elektronik ortamda depolanacak ve paylaşımının sağlanacağı veritabanı oluşturulacak. Kaybolmaya yüz tutmuş genetik kaynakların korunmasında süreklilik sağlanacak. Hayvan genetiği ve biyoteknolojisi alanında eleman yetiştirilecek. Gen kaynaklarının korunmasında alternatif teknolojiler (yeni hücre tipleri, in vitro eşey hücresi ve embriyo üretimi vb) geliştirilecek.
Yani bu gen araştırmaları sayesinde bir yandan geleceğe dönük yeni bir istihdam alanı yaratılacak, aynı zamanda da tarım yatırımı yapmak isteyen girişimciler için farklı alanlar yaratılmış olacak.
Gen avına çıkılan çiftlik hayvan ırkları
At ırkları
Uzun Yayla Atı
Canik Atı
Malakan Atı
Hınıs’ın Kolu Kısası
Niğde Çamardı Kulası
Ayvacık Midillisi
Çukurova Atı
Keçi ırkları
Ankara Keçisi
Kilis Keçisi
Kıl Keçisi
Nordus Keçisi
Honanlı Keçisi
Koyun ırkları
Karayaka Koyunu
Herik Koyunu
Gökçeada Koyunu
Karagül Koyunu
Morkaraman Koyunu
Akkaraman Koyunu
Sakız Koyunu
Kıvırcık Koyunu
İzesi Koyunu
Dağlıç Koyunu
Çine Çaparı Koyunu
Hemşin Koyunu
Nordus Koyunu
Manda ırkı
Anadolu Mandası
Sığır ırkları
Güney Anadolu Kırmızısı Sığırı
Doğu Anadolu Kırmızısı Sığırı
Yerli Güney Sarısı Sığırı
Boz Irk Sığırı
Yerli Kara Sığırı
Zavot Sığırı
