Bir işadamı dostum, iyi niyetle zordaki kurumlarına destek vermek için "ücretsiz izne çıkmaların" daha sonra kendilerine vereceği zararın önlenmesi için yeni düzenlemeye gerek olduğunu söyledi.
Yaptığımız çalışma, firmalarını desteklemek için ücretsiz izin alan işçilerin zorunluluk nedeniyle sonraki üç ayda iş akitleri feshedilirse, gerçekten de hem işsizlik ödeneği alma imkanları yeni yasaya göre ortadan kalkıyor, hem de kendileri ve ailelerinin sağlık hizetlerinden yararlanması mümkün olabiliyor. Mağduriyetlerinin üzerine mağduriyet biniyor. Bugünün şartlarında yasada bazı değişikliklerin şart olduğu açıkça görülüyor.
Genel boyutta iyi niyetli yaklaşımlar bazen bir detayın iyi hesap edilmemesi, atlanması sonucu önemli olumsuzluklar yaratabilir. O nedenle özellikle bugünlerde olduğu gibi zor dönemlerin yaşandığı anlarda, atılacak her adımın detaylarının tek tek gözden geçirilmesi gerekir. Şeytanın ayrıntıda gizli olduğunu unutarak atılan her iyi niyet adımı, bizleri yaşanacak olumsuzluğa götürür.
Son dönemde kurumlarını seven, işverenlerinin sıkıntılarını bir nebze olsun azaltmak isteyen, böylece toplu işten çıkarmaların da önünü kesmeye çalışan işçiler "ücretsiz izin" alma yolunu seçiyorlar. Bu yolla işverenlerini destekliyorlar. Ama bu girişimleri ilerde kendi aleyhlerine gelişecek olumsuzluklara da kapı aralamış oluyorlar.
Eğer bu işçilerin ücretsiz izin aldıkları dönemin primleri ödenmemişse, bu iyi niyetlerine karşın işveren, firmasını üç ay içinde kapatmak zorunda kalırsa, bu iyi niyetli işçiler yeni SSK Yasası'nın ilgili maddelerine göre, "eksik ödenen prim" İşsizlik Sigortası'ndan yararlanmasına ve para almasına engel olacaktır. Ayrıca, SSK priminin ücretsiz izin döneminde ödenmemesi, sağlık yardımından o dönemde işçinin ve ailesinin yararlanmasına da engel teşkil etmektedir.
Oysa, normal şartlarda işten çıkan işçilerin işsizlik aidatı almasında son üç yılda en az 600 işgünü prim ödeme şartı aranmaktadır. Aynı oran aynen ücretsiz izin alan işçiler açısından da ele alınabilir ve son 120 gün prim ödeme koşulu yumuşatılabilir.
Hizmet akdi sona eren işçilerin işsizlik ödeneği almalarında son üç yılda ödedikleri prim süresi etkili olmaktadır. 600 gün prim ödeyenler 180 gün, 900 gün prim ödeyenlen 240 gün ve 1080 gün prim ödeyenlerse 300 gün işsizlik ödeneğinden yararlanma hakkını elde ediyorlar ve bu sürelerde hesaplanan işsizlik ödeneği son dört aylıklarının yüzde 80'i tutarında oluyor ve üzerinden sadece damga vergisi kesiliyor.
Firma kapanmalarını ve sektörel sıkıntılarla işçi sayısında azaltmaların olabileceğini yaşadığımız kriz döneminde işçilere işten çıkarma dışında bir yük daha bindirmemek için bazı yeni düzenlemelere ve kolaylaştırmalara ihtiyaç vardır. Ve bunarın bir an önce yapılması gerekir.
Bu haber toplam 158 kez okundu.










