IMF niye olmalı?

Uzun zamandır IMF anlaşma olmalı veya olmamalı tartışması aldı başını gidiyor… Bir kesim IMF ile anlaşma olmalı diyor ve nedenlerini açıklıyor.. Bir kesim ise IMF ile anlaşma olmamalı diyor.

Uzun zamandır IMF  anlaşma olmalı veya olmamalı tartışması aldı başını gidiyor… Bir kesim IMF ile anlaşma olmalı diyor ve nedenlerini açıklıyor.. Bir kesim ise IMF ile anlaşma olmamalı diyor. … Aslında  bu kesimleri birbirinden ayıran kesin çizgi…Partilerin İktidar olması ve muhalefette olması durumuna göre değişiyor…

Eğer İktidarda isen IMF ile anlaşma yapma taraftarı oluyorsun… Muhalefette isen IMF’e karşı duruyorsun… Türkiye tarihi Marshall yardımlarından bu yana böyle yürüyor… İktidar kabul.. Muhalefet ise ret durumuna oynuyor… Ortada olan yok…

Türkiye IMF ile ilk anlaşmayı 1958 yılında yaptı.. O tarihten bu yana 19  anlaşma yapılmış. En son yapılan anlaşma ise  2002 yılında koalisyon hükümetinin yapmış olduğu ve en başarılı olarak gösterilen anlaşma..

Temel olarak IMF anlaşmalarında, enflasyonu düşürmek, reel faizleri indirmek, ekonomide  büyümeyi sağlayarak kaynak dağılımını adil  hale getirmek, faiz dışı fazlanın artırılmasını sağlamak temel araçlar olarak belirlenmiş..

Türkiye’nin  IMF ile son yıllarda yaptığı anlaşmalarından sonra  neler olduğunu baktığımızda ise… İMKB’nin yükseldiğini, faizlerin hızla düştüğünü, döviz fiyatlarında uygulanan sisteme göre değişmekle beraber durağanlaşma yada gerileme olduğu, ekonominin güven kazandığını,  bunun sonucu olarak  uluslararası yatırımcıların Türkiye’ye bakışlarının olumluya döndüğünü ve yabancı yatırımların arttığını görüyoruz.

Ancak IMF anlaşmaları döneminde kamu yatırımlarının ise  hızla azaldığı bilinen bir gerçek.. zaten bütün tartışmalar da burada başlıyor....

Türkiye ekonomisinin son yıllarda gösterdiği performansa bakıldığında IMF ile yeni bir anlaşmanın yapılması gereksiz olarak görülüyordu. Ekonomi Hem içerideki olumlu hava hem de dünya piyasalarında yaşanan likidite bolluğu bu durumu üst derecede destekliyordu…

Bu süreç küresel piyasalarda yaşanan  dalgalanmalar Türkiye’yi etkileyene kadar devam etti… Hiç beklenmedik bir rüzgar bir anda her şeyi yerle bir etmişti.. Dünya’da likidite bolluğu yerini likidite krizine bırakmıştı… Yaratıcı yıkım her ülkeyi etkilediği gibi bizi de etkiledi.. Türkiye’nin büyük bir stres yaşayan dünyanın etkilerinden uzak kalma imkanı hiç yoktu..

Bu etkileme neticesinde şimdiye kadar hep iç faktörlerden kaynaklanan IMF anlaşmaları, ilk defa dış faktörlerin etkisi ile  gündeme geldi… Daha düne kadar IMF’e borcunu erken kapatmayı düşünen  ülke, dünya piyasalarında yaşanan likidite darlığını aşabilmek için  ve bu kez paraya hiç ihtiyacı olmamasına rağmen sadece uluslar arası bir güvenceyi yanına alabilmek için anlaşma yapmak durumunda….

Bu anlamda IMF ile yapılacak bir anlaşma  uluslararası yatırımcılara bir güvence verebilmek için zorunlu hale gelmiş bulunuyor. Bu zorunluluk yanlış ekonomik politikalarının bir sonucu olarak değil, uluslar arası piyasalarda yaşanan sıkıntıların Türkiye’ye yansımalarını en aza indirmek amaçlı olacak..

Bu nedenle ne iktidarın nede muhalefetin IMF ile anlaşmayı sorun olarak görmemesi gerekir…Bu koşullar daha önceki koşullardan çok daha farklıdır…

Unutulmasın ki  Alan Greenspan’ın söylediği gibi piyasada yaşanacak bir panik likit nitrojen gibidir; aniden her şeyi dondurabilir.

...

IMF parası bolsa gitsin ABD´nin otomobil şirketlerini kurtarsın. Önceki yıllarda alınan borçların faizlerini ödemekten bir hal olduk. Bu yıl 50 milyar $ faiz ödedik, önümüzdeki yıl da bir o kadar ödeyeceğiz. Makalede sırf uluslararası güven için IMF´nin parasına hiç ihtiyacımız olmadığı halde anlaşma yapmamız gerektiği söyleniyor. Bugün IMF´den alınacak borcun faizini yarın kim ödeyecek? Biz faiz ödemeye mi geldik bu dünyaya?

atandaş - 2008-12-11 11:49:00

gurbuz

haklısınız peki neyi bekliyorlar

ahmet - 2008-12-03 11:07:20

imf abd nin emisyon bankasıdır

abd bu ekonomik krizi nasıl yenecek? tabiki dolar basarak. peki basılan bu dolarlar piyasaya nasıl ulaştırılacak? tabiki IMF kanalıyla.uluslararası yatırımcılara güvence verilirmiş... ya güldürmeyin beni! Türkiye´deki meslek odalarının birikimleri neden ekonomiye kazandırılamıyor?Hükümet neden bu konuda yasa hazırlamıyor? Türkiye müslüman ülkelerle ortak bir fon oluşturarak altın külçe sistemine geçmelidir. dövizle ithalat ihracat sistemi terkedilmelidir.ithalat ihracat takas veya altın karşılığı yapılmalı.

mehmet - 2008-12-01 21:04:55

Siz de yorumunuzu yazın

Yorumcuların dikkatine:
Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum:
... ip adresimin kaydedileceğini
... adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını
... yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu
... yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini
bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım
90 saniyede ekonomi turu
Döviz
Alış
Satış
USD
1.5415
1.5489
AUD
1.2159
1.2239
DKK
0.28805
0.28947
EUR
2.1554
2.1436
GBP
2.4862
2.4992
CHF
1.4092
1.4183
SEK
0.19546
0.19749
CAD
1.3234
1.3294
KWD
5.3101
5.3800
NOK
0.23666
0.23826
JPY
1.6154
1.6261
Kaynak : Merkez Bankası
Döviz
Parite
USD/AUD
1.2655
USD/DKK
5.3508
USD/CHF
1.0921
USD/SEK
7.8429
USD/JPY
95.25
USD/CAD
1.1651
USD/NOK
6.5009
EUR/USD
1.3916
GBP/USD
1.6135
KWD/USD
3.4734
Kaynak : Merkez Bankası