Yaklaşık altı aydan beri korkularak beklenen günler nihayet geldi çattı. Son bir haftada sekuler kapitalist sistem merkezli türbülans, tüm dünya ekonomisini allak bullak etti.
09 Ekim 2008 11:45
Dow Jones başta olmak üzere Dünya’nın ikinci büyük borsası olan Londra Borsası, Moskova Borsası, İ.M.K.Bve tüm kıtalardakiborsalar alaboradan kendini kurtaramamaktadır. Lehman Brothers, Fortisve daha ismini sayamayacağımızkapitalist sistemin yirmiden fazlaincisi ışıklarını kaybettiler. Bu durumdan daha vahim ve acı olan gerçek ise bundan sonrası nelerin olacağının kestirilememesidir.
Aslında bu krizin ya da türbülansın en önemli özelliği de maalesef krize neden olan bankalarınşeffaflıktan uzak bir şekilde bilanço oyunları ile gizledikleri gerçeklerin henüz gün yüzüne çıkmamış veya çıkartılamamış olmasıdır. Belki de KRİZ kavramının barındırdığı anlamın içeriğinde bilinmezliklerin olması da bu işin tabiatına uymaktadır. Gidişat o ki serinkanlı bir şekilde öncelikle krize neden olan gerçek zararın boyutunun kısa zamanda ortaya çıkartılmasına ihtiyaç vardır.
Diğer bir konuda Krize G-8 Ülkeleri’nin Liderleri’ningerekenönemi vermesi ve bu krizin ABD’de başlayıp orada sönmeyeceğini tüm gelişmiş ekonomileri ve gelişmekte olan ekonomileri REEL SEKTÖRLERİ de içine alacak şekilde, bunalıma sürükleyeceğini artık görmeleri gerekmektedir. Maalesef dünya ekonomisi büyük bir yangınla karşı karşıya; ancak yangını söndürmekten sorumlu ekiplerde senkronizasyon yok.
Öncelikle daha fazla zaman kaybetmedenDünyanın öncü devletlerininliderlerinin bir araya gelmeleri, bu konuda atılabilecek adımlar üzerinde mutabakat sağlamaları; ardından da gerekli senkronizasyonu sağlamak ve hastalığın bütün boyutları ile teşhisi için görevlendirmelerin yapılması; görevlendirilen uzmanların da teşhisve tedavi yöntemleri üzerinde tartışmalarıve çaba içine girmeleri kaçınılmaz gözükmektedir. Yoksa büyük fedakarlıkla ABD’nin çıkarttığı 700 milyar dolarlık paketin yetmediği gibi eşgüdümden uzak bir şekilde münferitbaşka fedakarlıklarla açılacak olan yenipaketlerde bu beladan kurtulmaya yetmeyecektir.
Krizin şu anda geldiği aşamaya kadar olan kısmı,para piyasaları üzerinde etkili oldu; bundan dolayıdır ki olgunun reel sektöre vuracağı ket göz ardı edildi veya küçümsendi. Oysa krizin artık almış olduğu boyut doğrudan talepler ve arz üzerinde etkili olmaya başlamasıdır. “Perşembenin gelişi, çarşambadan bellidir” Atasözünün de ifade ettiği gibi kötü gidişatıngiderek etkisini daha fazla hissettireceği aşikardır. Reel sektör üzerinde etkisini artırankrizle de ülkemiz için akla gelen en önemli soru ve endişe kaynağıise geçmişteki olumlu konjonktürün etkisi ile aşırı borçlanan veya sermaye yetersizliği ile çalışmak durumunda olan bunun yanı sıra kurumsallaşamama handikapı içine düşmüş olan şirketlerimizdir.
Sonuç olarak dünya ile birlikte bu belanın etkisini azaltmak konusundasenkronize hareket ederken , diğer taraftan da kendi özgün yapımızı dikkate alarakgerekli önlem ve önlemler paketinigecikmeden geliştirmemiz gerekmekte idi; ancak geç kalındı. Hükümet olarakkonuyutüm dünyada olduğu gibi hafife aldık, küçümsedik. Durum böyle olunca da kamuoyuna krizin boyutunu anlatamadık. Hala da kamuoyundareel sektörün bazı temsilcilerinin krizin alacağı boyutu algılama sıkıntısı yaşadıklarını görmekteyiz. Onun için insanımıza daha fazla gecikmedenne meş’um bir bela ile karşı karşıya olduğumuzu anlatmamız gerekmektedir. Unutmayalım ki bekleyip te krizinbaşımıza gelmesini ardından da önlemler almaya çalışmanın faturasıproaktif davranarakgeliştireceğimiz önlemlerden çok daha ağırfaturalarla bizi karşı karşıya getirecektir. Onun için hiç kendimizi aldatmayalım: Kriz paldır küldür geldi; daha da derinleşecek. Derinleşmeden birazcık daha vakit ve imkan var; o imkanıve vakti hoyratça harcamayalım tedbirli olalım.
Yorum Yaz