Kur Hesaplama
Ya eşşeklik ederlerse!
Yabancı finansal kuruluşların Türkiye konumlarını irdelemeye devam ediyoruz. Acaba yabancılar bize nasıl bakıyor? Sorunları nasıl çözmek istiyorlar?

Ya eşşeklik ederlerse!

06 Ekim 2008 08:49

Odak noktaları merkezi yönetim mi yoksa Türkiye mi? Son sözü kim söylüyor?

Bu sorular biraz muallak oldu. Gelin biraz konuyu açalım. Şu anda odak noktamız yabancı finansal kuruluşların sermaye kaçırmaları halinde nasıl darlığa düşeriz? Kilit nokta Türkiye'den toplanan paraları kim, nasıl denetleyecek? Mevduat sahiplerini koruyabilecek miyiz?

Sorunu biraz açınca karşımıza ilginç karanlık noktalar çıkıyor. Örneğin yabancıya borsa işlemlerinde vergiyi iki yıl önceki dalgalanmada sıfırlayan ülkeyiz biz. Neden mi? Gerekçeyi hatırlayın: "Yabancı, zaten vergili işlemleri yurtdışına kaydırarak vergiden kaçınıyor."

Vergiden kaçınabilen ve bu kadar geniş serbesti bulabilen yabancılar düşünün ki daha nerelerden kaçınabilir? Defalarca kamuoyunun gündemine taşıdım. Biz yabancı sermaye kontrolünde tabiri caiz ise eşeğin kuyruğundayız. Asılsak bizi tepiyor, serbest bıraksak başına göre hareket ediyor. Kendimizi aldatmayalım. İsteyen kamu kurumuna ve halkımıza bu alanda sayısız örnek sunabilirim. Denetleme eksikliğimiz veya yabancı sermayeyi kontrol gücümüz tam bir fiyaskodur.

Yabancı kökenli bankacılıktan örnekler vererek konuyu biraz açalım. Örneğin bir yabancı banka Türkiye'de yaşadığı sorunu nasıl çözecek? Müşteri mağduriyetlerinde haksızlıkları gidermek için derhal müşteri zararı mı telafi edilecek; yoksa sorunun çözümünü Türk hukukuna mı bırakacaklar?

Müşteri parasının gasp edildiği durumda yıllar sürecek yargı-temyiz ve bir üst mahkeme gibi zaman alıcı yollar kullanılır ise Türk müşterisi nasıl korunacak? Aksi halde Türkiye'de bu bankaları yabancılar adına yönetenler, yurtdışındaki patronlarına nasıl izahatta bulunacaklar? Hukuki bir karar olmadan zararları tazmin edecek serbesti var mı?

Basit bir yöntem farklılığının Türk halkı açısından ne kadar büyük sorunlar ve sonuçlar doğuracağını bir düşünün. Bu ülkede her şeyin hukukla çözülmesini beklemeyelim. Çözülse bile yargı yolunu kullanabilecekler, o zamanı ve maliyeti yüklenebilecekler ne kadardır ki!

Devlet kurumlarının dahi yurtdışı işlemlerde yıllar alan yazışma süreleri, bürokratik zorlukları aşmadaki sıkıntılarını hepimiz biliyoruz. Keza iş zaten Türkiye olunca Avrupa işlemlerini bir daha düşünmek gerekiyor. Olmadık bürokrasiyi Gümrük Birliği'nde dolaşım kısıtlamasında görmedik mi? Avrupa Birliği sürecinde yaşamıyor muyuz?

Yabancı bankalar sorunları önce Türk yargısı ve ardından kendi merkezlerinin onayına taşırlarsa ki bu durum beklenen durumdur işimiz hayli zor demektir. Bizim bu işte bilmemiz gereken bir şey varsa o da;

Eşşek inatçıdır….

 

 

 


YORUMLAR
Toplam yapılan yorum sayısı (0)


İbrahim Kahveciİbrahim Kahveci
Yeni Şafak
Eser KarakaşEser Karakaş
Star Gazete
Güngör UrasGüngör Uras
Milliyet
Hurşit GüneşHurşit Güneş
Milliyet
Şükrü KızılotŞükrü Kızılot
Hürriyet
Şahin NursaçanŞahin Nursaçan
Rotahaber
Ayson KarabağAyson Karabağ
Rotahaber