İktisat biliminde arz ve talep dengesinin çok özel yeri vardır. Fiyatların serbest piyasa koşullarında arz ve talep miktarına göre oluşacağı beklenir.
22 Mayıs 2008 08:49
Ama arz veya talebin suni şeklinin nereleri etkileyebileceği ve ne gibi sonuçlar doğurabileceği sanırız “piyasa iktisadı” dışında pek mantıklı açıklanamıyor.
Küresel ekonomik atmosfer 2002-2007 arasında hızlı büyüme süreci içerisinde, emtia ürünlerine olan talebi artırarak fiyat yükselişini destekliyordu. Petrol fiyatı 25 dolardan 85 dolara çıkarken aslında genel fiyat hareketinin gerisinde bile kalıyordu. Birçok ürünün fiyatı petrolden daha sert yükselişler bile yaşayabiliyordu. Ama ne olduysa oldu ve sistem 2007 yılında koptu.
Ekonomik büyümeye bağlı talep eksenli büyüme ile desteklenen fiyat artışları büyüme tarafının zayıflamasına karşılık devam etti. IMF olsun OECD olsun dünyada büyüme beklentilerini nerede ise sürekli aşağıya çekerken emtia fiyatları yükselişlerini sürdürdü. Sanki talep tarafında bir azalış yoktu. Oysa açıklamalar arz tarafında bir sorun olmadığını belirtiyordu.
Petrol fiyatları gerçek bir talep ekseninde mi yükseliyor, yoksa finansal oyunun bir sahnesi mi oynanıyor? Sanırız sorun, fiyat oluşumunu reel kesim içerisinde düşünmekten kaynaklanıyor. Çünkü reel kesim dışında her geçen gün hızla büyüyen bir finans kesimi de başlı başına bir güç haline gelerek arz-talep dengesini farklı fiyat seviyesine çekebiliyor. Nitekim petrol fiyatı Ağustos 2007 dalgalanmasının ardından 80 dolardan başlayan yükselişini 125 dolara taşıyabilmiştir. Ama ekonomilere ilişkin hem beklenti hem de gerçekleşmeler sürekli küçülmeye başladığı halde. Yani reel talep tarafı çökerken ve arz tarafı değişmezken fiyatlar hızla yükselebiliyor.
Soros'un da açıkladığı gibi ve şahsen bu yazının yazarının da paylaştığı fikir ekseninde küresel kriz şimdilik asıl büyük etkisini finansal fiyatlarda göstermiş, ama reel kesime gerektiği derecede etki etmemiştir. Önümüzde, reel kesim riski daha da büyük bir şekilde dururken nasıl oluyor da petrol ve emtia fiyatları hızla yükselişini sürdürüyor? Keza bir diğer salgın ise tarım kesiminde kendini göstermiş ve açlığa dayanan bir finans oyunu sahneye konulmuş oluyor.
Kapitalizmin vahşileştiği “piyasa oyunu” kendi sonunu mu hazırlıyor yoksa insanlık suçu mu işliyor? Sanırız sonucu belirleyecek sahne 2009 yılına doğru sergilenecek.
Yorum Yaz