11 Mayıs 2008 15:46
Türkiye Genç İş Adamları Konfederasyonu (TÜGİK) Yüksek İstişare Konseyi (YİK) toplantısı, Muş'taki Zümrüt Otel'de yapıldı. Toplantıda TÜGİK tarafından hazırlanan ''Doğu ve Güneydoğu'nun Gelişmesi İçin Çözüm Önerileri Raporu'' açıklandı.
Raporun açıklanmasının ardından konuşan Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, hazırlanan raporun çok önemli olduğunu belirtti.
Hükümet olarak bölgesel farklılıkların ortadan kaldırılması için çalıştıklarını dile getiren Çağlayan, ''Göçün önlenmesinde önemli ölçüde etkili olacak bölgesel ve proje bazlı bir teşvik sistemi önceliklerimiz arasındadır'' dedi.
Bölgedeki terörün ''en büyük gıdasının'' işsizlik olduğunu da belirten Çağlayan, şunları söyledi:
''Bu sebeplerden hareketle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ne yeni bir sistem yapılması zaten gündemimizdedir. Raporda belirtilen tespitlere katılıyorum. Bu bölgelerdeki ticarete, turizm, tarım ve hayvancılık olarak bakmak gerekiyor. Bu bölgelerde tarım ve hayvancılığa dayalı sanayinin entegrasyonu düşünülmelidir.''
Raporun açıklanmasından önce konuşan TÜGİK Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Oktay Mersin, raporda, bölgesel eşitsizliği en derinden yaşayan Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki sorunların tahlil edildiğini ve adaletsizliğin boyutlarının ortaya konularak çözüm önerilerine yer verildiğini söyledi.
Hazırlanan raporun bölgedeki Gaziantep ve Kilis dışındaki 21 ili kapsadığını dile getiren Mersin, ''Gaziantep, Türkiye'nin batısı ile entegre olmuştur. Gaziantep ve Kilis'in dahil edilmesi, sorunun gerçek boyutlarının ortaya çıkmasını engelleyecekti'' dedi.
TÜGİK Başkanı Hazim Sesli ise Türkiye'nin terörle mücadele konusunda gösterdiği başarıyı ekonomi alanında da göstermesi gerektiğini bildirdi.
Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde tekstil ve enerji alanlarında yatırımların yapılmaya başlandığını ifade eden Sesli, ''Umuyoruz ki Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerimiz için hazırlanacak yeni ekonomik açılımlar, yerli ve yabancı iş adamlarımızın bölgemizi tercih etmelerini sağlar ve ekonomik anlamda yetersiz kalan bölgelerimiz canlanır ve gelişir'' diye konuştu.
'MUTFAK MAAŞI'
Daha sonra ise iktisatçı Mustafa Sönmez tarafından slayt eşliğinde TÜGİK tarafından hazırlanan rapor açıklandı. Sönmez, GAP'ın bölgenin kalkınmasında istenileni veremediğini kaydetti.
Bölgede sınır ticareti, kültür turizmi, tarım ve hayvancılık alanlarına önem verilmesi gerektiğini dile getiren Sönmez, ''Raporda en çok öne çıkan konuların başında, bölgedeki devlet yatırımlarının artırılmasının gerekliliği gelmektedir. Bölgede 1 milyon yoksul aile vardır. Bu ailelere merkezi bütçeden, en az asgari ücretin yarısı tutarında 'Mutfak Maaşı' adı altında aylık bağlanması gerekir'' dedi.
Sönmez, ''Mutfak Maaşı''nın bölgedeki fakirliği azaltarak bölge halkının güveninin kazanılmasında etkili olacağını da bildirdi.
Bölgede yapılacak yatırımların sonuçlarının ancak uzun zamanda alınabileceğinin raporda yer aldığını dile getiren Sönmez, şunları söyledi:
''Bu sebeple bölgenin çok acil olarak kaynak girişine ihtiyacı bulunmaktadır. Bu kaynak girişi hem bölgedeki yoksul vatandaşların kendilerini adil bir toplumun eşit vatandaşları olarak hissetmelerini ve devlete güvenmeleri hem de gündelik hayatlarını daha rahat bir şekilde idame ettirmeleri sağlanacaktır. Ayrıca Doğrudan Gelir Desteği uygulaması ile Brezilya ve Latin Amerika ülkelerinde yoksullukla mücadelede başarıya ulaşılmıştır. Bu uygulama Türkiye'de öncelikle bu bölgelerimizde uygulanmalı ve merkezi bütçeden bölgedeki 1 milyon yoksul aileye, bizzat annelere, her ay net asgari ücretin yarısı kadar yani 200 YTL mutfak maaşı bağlanmalıdır. Doğrudan Gelir Desteği, eğitimi özendiren şartlı gelir transferi ve sosyal hizmet karşılığı gelir transferi gibi sosyal politika unsurlarıyla da tamamlanmalıdır.''
'BÖLGELER ARASINDAKİ FARKLILIKLAR EN AZA İNDİRİLMELİ'
1980'den 2000'li yıllara kadar bölgesel eşitsizliğin, güçlü bölgeler lehine, az gelişmiş bölgeler aleyhine değiştiğini de dile getiren Sönmez, ''1987'den 2001'e kadar Marmara Bölgesi'nin milli gelirdeki payı yüzde 35'ten yüzde 38'e çıkarken Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin payı düşmüştür'' dedi.
Yüzde 5 olarak kayıtlara geçen Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin milli gelirdeki payının yüzde 1,5 oranındaki kısmının sadece Gaziantep ilinin tek başına oluşturduğuna dikkat çeken Sönmez, şöyle konuştu:
''Gaziantep'i kapsam dışı tuttuğumuzda Güneydoğu'nun payının yüzde 3,5 ve Doğu Anadolu ile birlikte milli gelirdeki paylarının yüzde 6,5'lerde kaldığı görülmektedir. Türkiye, AB'ye katılmanın önemli koşullarından birisi olan bölgeler arası farklılıkları kabul edilebilir bir düzeye indirmek zorundadır. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki illerde kişi başına düşen gayri safi milli hasıla, AB ortalamasının yüzde 12'sidir. Bu diğer aday ülkeler arasında saptanan en düşük değerdir.''
DOĞU VE GÜNEYDOĞU'NUN ALDIĞI TEŞVİKLİ YATIRIMLAR
Teşvik Yasasının fayda sağlamadığını da öne süren Sönmez, şöyle devam etti:
''2001'de kişi başına milli geliri 1500 doların altında kalan 50 ilin tamamının kalkınmada öncelikli il ilan edilmesi yanlış bir yaklaşımdır. Hakkari'ye de aynı teşvik öngörülmüş, batıdaki Düzce'ye de. Dolayısıyla, verilen teşviklere itibar tabii ki Düzce'ye olmuş ve geri kalmış bölgeler yatırım alamamışlardır. 2002-2006 döneminde Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ne yapılan yatırımların, Türkiye toplamındaki payının yüzde 4,4 olduğu görülmektedir. Aynı dönemdeki teşvikli yatırımlardan İstanbul tek başına yüzde 25 dolayında pay almıştır. İstanbul'un çevresindeki Kocaeli, Bursa, Tekirdağ gibi iller yine teşvikli yatırımların toplandığı iller olmuştur. Doğu ve Güneydoğu Bölgesi'ndeki 21 ilin toplam teşvikli yatırımlarının miktarı, aynı dönemde Bursa ilinin tek başına aldığı yatırımların altında kalmıştır.''
Öte yandan toplantı öncesi Bakan Çağlayan, Dünya Liseler Arası Kros Şampiyonası'nda dünya şampiyonu olan Muş Rekabet Lisesi Atletizm takımındaki öğrencilere birer kol saati hediye etti.
Toplantının ardından Bakan Çağlayan, THY'nin tarifeli uçağı ile Ankara'ya hareket etti.
AA
Yorum Yaz