Kur Hesaplama
Kendimiz olmayı başarmak
Avrupa’nın gelişmiş ülkelerindeki (Almanya, İsviçre, Fransa) insanlara baktığınızda ilk tespit edeceğiniz özellik :

Kendimiz olmayı başarmak

09 Mayıs 2008 09:23

İnsanların aşırı bireyci yaşam  şekilleridir. Uzun Sanayi  Toplumu denemesini geçirmiş olan Batı toplumları  giyim ve kuşamları başta olmak üzere tüm yaşam kalıplarını  kendi  tarzları etrafında  şekillendirmişlerdir.

Oysa bizim toplumumuzda  bunun tam tersi bir gösterge  arz-ı endam etmektedir. Bulunduğunuz şehirdeki alışveriş merkezi veya çarşıya yolunuz düştüğünde gözlem yapma imkanı  elde ederseniz, insanımızın  davranışlarındaki  yapmacıklık ve miş gibi davranışlar  bütün çıplaklığı ile  gözünüze çarpar. Maalesef  yıllardır izlenilen yanlış Batılılaşma politikaları  toplumu ne bugünkü olgunlukta Batılılaştırabilmiş ne de kendimiz olarak  kimliğimize uygun   karakterimizi korumamıza imkan sağlamıştır. Geldiğimiz nokta itibari ile hem Batı kültürüne  hem de kendi kültürüne  yabancılaşmış ( Kendini kaybetmiş)  bir nesil  yetişmektedir.

Bunun somut göstergeleri ise  trafiğe çıktığınız andan itibaren  sizi karşılamaktadır. Güzergahınızda  trafik lambası varsa keşmekeş orada başlıyor. Nasıl mı? Kırmızı ışığa gelindiğinde normalde  durulur herhalde ; ama maalesef  bizim ülkemizde kırmızı ışık ihlali öğünülerek anlatılacak bir maharet olarak karşınıza çıkıyor. Yada hasbel kader kırmızı ışıkta durmuşsanız  hala kırmızı ışık yanmakta iken arkadaki araçtan  birileri kornaya basmaya başlar. Niçin basıyor diye şaşarsınız; ama  adamın sizin ışığa değil de karşı tarafın ışığına baktığını ve sarı ışığın yandığını  gördüğünden daha fazla zaman geçirmemek için kornaya yüklendiğini fark edersiniz . Ya  o esnada karşıdan karşıya  gecmeye çalışan herhangi bir yaya var ise,  Allah onun tabanına kuvvet versin . Ondan sonra da  kazalar ve ardından yurdumun insan manzaraları.  Kendisine saygısı olmayan birinden  başkasına saygılı olmasını  beklemek  akıl dışı  olsa gerek. 

Üniversitelerimizde bilim adamlarımız  bilim ile uğraşmak yerine, bilim yuvalarını ekmek teknesine çevirerek , köhneleşmiş ideolojilerin  yuvasına çevirdiklerinden   Dünya Bilim sıralamasının en arka sıralarında yer almaktayız. Sebep mi ? Yine aynı gerekçeler: Bilime gereken önemi vermeyerek ve gereken  saygıyı göstermeyerek  hikmet kaygısı ile  çalışmamak. Emek  ve gayret yerine kolaycılıkla , bilimsel faaliyet  yürütüyormuş görüntüsü vermek işi götürmeye yetiyor.

Ülkemizin üye olduğu OECD, Üye olmaya çalıştığı Avrupa Birliği üyesi ülkeler  arasında konuşmalarında    herhalde  en fazla paradan konuşan; ama  para kazanmayı beceremeyen  ender toplumlardan biriyiz. Neden mi? Oda açık : Akılcı  yöntemler ve bilgiler kullanmak yerine  köhnemiş ve hiç bir geçerliliği kalmamış bilgilerimiz ve alışkanlıklarımızla taze bilgiler ve yöntemlermiş gibi faaliyetlerimizi yürütmeye çalışmamız. Kolaycılık ve beleşçilik anlayışı kanımıza işlemiş maalesef.  Aslını olmak zor , o zaman kolayından oymuş casına rol yapalım, güzel güzel paramızı kazanalım, bırakırlarsa tabi!

Ülkemizde geçmiş yıllarda  açık açık , şimdi ise  gizliden gizliye ve zorla yürütülmekte olan toplum mühendisliği dayatmaları da  aynı merkezden  beslenen  düşünce mahsulleridir. Zevahirde herkes demokrat, herkes  özgürlükçü , herkes hukukun üstünlüğünü  ve adaleti savunur; ama birileri demokrasinin kökleşmesi, özgürlüklerin yeşermesi, hukukun ayırımsız olarak  herkesi eşitlikçi zeminde  kucaklaması için bir şeyler yapmaya çalıştığında  tu kaka olur. Neden mi? Çok açık: Çünkü  ülkemizde “inandığın gibi olmak”  veya olmaya çalışmaktan çok  inanıyormuş gibi olmak ve davranmak asıldır da ondan.

Süleyman Bey veya Deniz Bey konuşmasının bir yerinde Ayet yada Hadis okursa  bir mahsuru yoktur. Partileri de bu hareketlerinden dolayı herhangi bir kovuşturma veya kapatma gibi bir eylemle  karşı karşıya asla kalmaz. Ancak Tayyip Bey veya Bülent Bey, değil ayet okumak, ima bile etseler  hemen hukukun  tokadını yerler. Niçin mi? Aynı sebeplerden ötürü. Asıl olan  Gerçeği olmak  değil ki   gerçekmiş gibi davranmak ve böylece hem kendini  hem de  milletini yıllarca kandırmak .

Bir tarafta hayatının hiçbir aşamasında kendinden başka kimseye  bir faydası olmamış,  ülkesine ve milletine bir fidan bile dikmemiş, ülkesine sadece cüzdanı ile bağlı ; ama mangalda  kül bırakmayan  millet ve ülke  koruyucu şövalyeler!  Diğer tarafta ise yanlışı ve doğrusu ile yüreği    vatanı için çarpan ; gece ve gündüz  durmaksızın ülkenin önündeki  tıkanmışlıkları açmak için  mücadele eden bir Lider. Bu Liderin   Ülkesine  yıllarca yaptığı olağan üstü hizmetlerin karşılığında ise siyasetten  uzaklaştırılması  için  devreye alınan türlü entrikalar.

Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucu iradesinin ortaya koyduğu Batılı Medeniyetlerin ulaşmış oldukları refah düzeyini yakalamak için  zamanın şartlarında değerlendirilen ve Avrupa ekonomik Topluluğuna üyelik için yapılan başvuru ve ardından 1963 Yılında imzalanan Ankara Anlaşması. O günden bugüne  tam   45 yıldır  Avrupa Birliği için çalışıyormuş gibi yapıp ta hiçbir şey yapmayan,  onlarca  ilerici iktidar gelecek ve gidecek! Benimsediği idealleri ile bu ülkeye  kalpten bağlı  bir parti ise  ilişkide çığır açacak bir dönemi başlatacak; ama  her ne hikmetse   gericilik damgasını üzerinden  bir türlü atamayacak. Sebepse açık, halkına sağ gösterip sol vurmadan onlarla hemdert  ve kendisi olmaya  çalışması.

Sonuç olarak  tepeden tırnağa  toplumun her kademesine  yerleşmiş olan  iki yüzlülük ve riyakarlık  hastalığından kurtulmadan  adam olmamız zor. Önce kendimizden korkmayacağız. Kendimizle  barışık  olacağız. Kendimizi sevmeyi öğreneceğiz.  Sonra kendimize , kendimizden olmayanlara ve  başkalarına  saygıyı öğreneceğiz. Öğreneceğiz ki  başkalarından öğrenmek zorunda kalmayalım.


YORUMLAR
Toplam yapılan yorum sayısı (7)
 bir genç [ 2008-05-17 08:54:30 ]
kimler nerede
Milletin ileri medeniyetler seviyesine ulaşması hatta onları geçmesi (ilimde,bilimde teknolojide) görev ve vazifede işi ehline vermekten geçer sanırım.Kendini aşamamış benliğini bir bıçak gibi kesip atamamış gözü kapalı kimselerin vatanını milletini ilerletmek ; kurum ve kuruluşunda başarıya doğru yaptım yapıyorum dediği her hamlesi bir avunma ve aldatmaca her fedakarlığıda bir akılsızlıktır.Unutmamalıki düşüncesi millet olan tek başına bir millettir.Gerisi nafile. Bu hayatın her alanı için geçerlidir.
 i ÇEVEN [ 2008-05-16 23:40:59 ]
Türkiye gerçeği
Yaşadıgımız şu teknloji yüzyılında insanların ortak amaçları ülkemizi ne kadar üst seviyeye ne kadar rahat global teknolojinin faydalarından yararlanılan ve örnek alınacak ülke seviyesi ortamı yaratmak olmakken ve bu güzelliğide şuan için yakalamak için ugraşan insanlarımızda var iken ve bu insanları rahat bırakmak ve yapılan çalışmaları desteklemek bence özlenen Türkiymizde yapılması gereken en dogru harekettir. Unutulmamalı ki Yapılan herşey bize rahat yaşam için geri dönecektir.
 F.YILDIZ [ 2008-05-12 10:53:49 ]
Ne olduk değil-Ne olacağız?
Gelişmiş toplumlar tüm işlerini bir plan program dahilinde yapıyorlar, ancak bizimkilerin ileriye dönük ciddi çalışmaları olmadığı düşüncesindeyim. Planlı çalışmalarda oluşacak risk lerde hesaplanır. Malesef testi kırılınca eyvah diyoruz. Bunun örneklerini canlı olarak görüyoruz. Akıl yönünden çok ileri Millet´iz ancak işin içine menfaat, makam mevki girince girince çoğu zaman benlik-enaniyet duygusuyla hareket ediliyor. Adalet hep unutuluyor. İdareciler toplumun içinde olmadıkça ekmek bulamayanları göremezler.
 NEV BAHAR [ 2008-05-12 08:30:51 ]
ÇAMUR
ARKADAŞIM.... MAŞŞALAH AKP YE ATMADIĞIN ÇAMUR KALMAMIŞ. YOKSA BU İŞLERİ BERABER Mİ YAPIYORSUNUZ.DİNİ KULLANMAK KÖTÜDÜR(KULLANANLARA SÖYLÜYORUM)AMA DİNİ YAŞATMAMAK DAHA KÖTÜ ÜLKEYİ İÇ SAVAŞA SÜRÜKLER
 hüseyin hiçüzülmez [ 2008-05-10 07:38:43 ]
:)
şahin bey sizin muhafezekar olduğunuzu biliyorum.sizden ricam şu hüseyin üzülmezin yapmış olduğu tecavuzde ilaç olayı doğru muçok merak ediyorum.zaten vakit mi nedir buna gazete denmez bu gruptaki mahlukların bu türşeyler beklenir.cumhuriyete atatürke dinimize kuranımıza peygamberimize saygısı olmayan mahluk grubu kendini bakın nasıl haklı çıkarıyor....lütfen bu konu hakkında yazınızı bekliyorum. vesselam....
 YENİ YENİ BAHAR [ 2008-05-10 07:38:34 ]
TEPENİN GÖZLERİ
TEPENİN GÖZLERİNE BAKIN TÜRKİYE DE BAZI KESİMLERİN DİNİ KULLANMASI HATTA SATMASI İĞRENÇ OLDUĞU KADAR VATANIN HER KARIŞ TOPRAĞININ DASATILMASI İĞRENÇ MUTAHTIR.AKP NİN KAPTILMASI DEMOKRASİ SUÇI İKEN DTPNİN KAPATILMASI SUÇ OLMUYOR.DTP PKK YANLISI YA AKP ... ABD,İSRAİL,.... SİYONİZM VE EMPARYALİZM TEMSİLCİSİ BEN 22 YAŞINDAYIM.EĞER YAŞAYABİLİRSEM YAŞLANDIĞIMDA YADA YATAĞIMDA ÖLÜMÜ BEKLERKEN KEŞKE SAVAŞSAYDIM ONLARLA DİYE FERYAT YANMAK İSTEMİYORUM.TEPENİN GÖZLERİ HER ZAMAN GİZLİDİR.

Yorum Yaz



Salih NeftçiSalih Neftçi
Star Gazete
Taner BerksoyTaner Berksoy
Radikal
Resul KurtResul Kurt
Star Gazetesi
Uğur GürsesUğur Gürses
Radikal
Şahin NursaçanŞahin Nursaçan
Rotahaber
Doç. DR. Ünsal BanDoç. DR. Ünsal Ban
Rotahaber
Ayson KarabağAyson Karabağ
Rotahaber
Habergrup.com | Cafesiyaset.com | Newstime7.com | Tümspor.com | Ekoyol.com