Kur Hesaplama
Kendi paramızla ticaret
Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen'in İran seyahati sırasında gündeme geldiğine göre, bundan böyle Türkiye ile İran arasındaki ticarette Türk Lirası ve İran Riyali'nin de geçerli olması yönünde çalışma başlatılacak.

Kendi paramızla ticaret

09 Mayıs 2008 08:44

Haberlere göre, Türkiye yaptığı ithalatın bedelini YTL olarak, İran da Türkiye'den aldığı malların bedelini riyal olarak ödeyebilecek. Hatırlanacağı gibi İran, petrol satışında da bir yıldan beri dolar yerine Avro'yu kullanıyor. Diğer ticaretinde de dolar dışındaki dövizlere yönelmiş bulunuyor.

YTL ve İran Riyali ile ticaret konusu, dış ticaretimizde kendi paramızın yerini gündeme getirdi. Hemen belirtelim, YTL ile ticaret yeni bir durum değil. Yıllardır devam ediyor ama son yıllardaki gelişme dikkate değer.

Şüphesiz ki, ülkelerin dış ticaretinde kullanılan para birimleri dünyanın itibar ettiği paralar. Hiç kimse itibar görmeyen, yarını belli olmayan para ile ticaret yapmaz, yapmıyor da. Uzun yıllardan beri dış ticarette yaygın olarak kullanılan para, Amerikan Doları. Ama bu demek değildir ki, bütün işlemler bu para ile yapılıyor. Bazı ülkelerde yüzde 100'e yakın, bazılarında yüzde 50 civarında, bazılarında da yüzde 10 dolayı ya da altında olabiliyor. Bununla birlikte, ABD ekonomisindeki yalpalamalar sebebiyle son yıllarda dolardan kaçış söz konusu.

Türkiye'ye gelecek olursak, iki önemli para birimi dış ticaret hacmimizin ekseriyetini teşkil ediyor. Geçen yılki verilere göre, 147,8 milyar dolarla en başta ABD Doları var. Arkasından Avro (114,9 milyar $) ve İngiliz Sterlini (6,6 milyar $) geliyor. Dördüncü sırada ise 4,1 milyar dolarlık tutarla YTL bulunuyor. Bunlar yanında Japon Yeni ve diğer bazı Avrupa paraları da mevcut.

Yani kendi para birimimiz dış ticaretimizde etkili dört paradan biri. İhracatın yüzde 1,6'sı, ithalatın da yüzde 1,4'ü YTL üzerinden. Tablodan da görüleceği gibi, oran son yıllarda ihracatta bir miktar yükseliş göstermiş. İthalatta ise daha belirgin artış görülüyor. 2003 ve 2004 yıllarında ithalatta Türk parasının payı yüzde 0,24 seviyesindeyken geçen yıl 1,38'e kadar çıkmış. Bunun sebebi olarak 'değerli YTL' gösterilebilir ancak ihracattaki pay da gerilememiş, aksine 2001 krizi sonrası 0,94'e inen pay geçen yıl 1,64'e kadar yükselmiş. İthalatta Türk parasına olan itibarın sadece düşük kurdan kaynaklanmadığını, genel ekonomik göstergeler ve istikrarla da doğrudan alakalı olduğunu belirtmek gerekiyor. Mesela, 2000 yılında da Türk Lirası 'aşırı değerli' idi ama ithalattaki TL payı bugünkünün yarısı kadar bile değildi.

Enflasyonla mücadele alınan sonuçlar, YTL'nin son yıllarda değer kazanması, sıfır atma operasyonu ve istikrarın Türk parasına güven getirdiğini, içeride ve dışarıda itibar kazandırdığını kabul etmemiz gerekiyor.

Peki ticareti YTL ile yapsak ne olur yapmasak ne olur, bize ne faydası var? Her şeyden önce kendi paranızla mal alıp satabilmeniz ülkenizin, ekonominizin ve paranızın itibarı, gücü demek. Bir anlamda, kendi bastığınız kâğıtlarla ekonominizi finanse etmek, döviz açığı sorununuzu bir ölçüde de olsa halletmek demek. ABD ve bazı Avrupa ülkeleri, yıllardır 'dünya parası'na sahip olmanın rantını yemiyor mu?

 

Türkiye için henüz yüzde 1,5 dolayındaki pay, çok küçük bir rakam. Bunun çok daha yukarılara taşınması gerekiyor. İşte o zaman gerçek bir itibardan ve güçten bahsedebiliriz. O da ancak siyasi ve ekonomik istikrarın devamı, ekonomik sıçramanın sürekliliğiyle sağlanabilecek bir şey. Peki, Türkiye'nin önüne konulan akıl almaz problemlere bakarak, bu ne kadar zamanda başarılır dersiniz?


YORUMLAR
Toplam yapılan yorum sayısı (0)


Salih NeftçiSalih Neftçi
Star Gazete
Taner BerksoyTaner Berksoy
Radikal
Resul KurtResul Kurt
Star Gazetesi
Uğur GürsesUğur Gürses
Radikal
Şahin NursaçanŞahin Nursaçan
Rotahaber
Doç. DR. Ünsal BanDoç. DR. Ünsal Ban
Rotahaber
Ayson KarabağAyson Karabağ
Rotahaber
Habergrup.com | Cafesiyaset.com | Newstime7.com | Tümspor.com | Ekoyol.com