
18 Ocak 2008 13:12
Ahmet Destici'nin haberi
Devletin sigortalılara verdiği 43 YTL'lik çerçeve parası, gözlük sektörünü birbirine düşürdü. 2006'da 166 milyon YTL'lik gözlük alımıyla, sektörün adeta en büyük müşterisi olan Sosyal Güvenlik Kurumu'nun 2007 yılındaki alımlarının 227 milyon YTL'yi bulduğu belirtiliyor. Bu pasta için pay yarışına giren üreticiler, "Çin'den gelen ucuz ve standart dışı çerçeveler karşısında yerli sanayi yok oluyor. Fabrika sayısı 20'den 3'e düştü" diyerek ithal edilen her gözlükten 4 dolar fon alınması ve reçetelere yerli ürün şartı konulmasını isteyerek Dış Ticaret Müsteşarlığı'na (DTM) başvurdu.
Bunun karşısında ithalatçılar "Türkiye'de yeterli üretim yok, model bulamıyoruz. Üreticiler aynı zamanda ithalatçı, stoklarındaki maldan haksız kazanç elde etmek istiyorlar" diyor.
Büyüklüğü 1 milyar doları bulduğu tahmin edilen sektördeki kavgayı DTM'nin bugünlerde açıklaması beklenen kararı bitirecek. Tarafları dinleyen kurum, 11 aydır yaptığı soruşturmayı 11 Ocak'ta tamamladı. Şimdi herkes ithal edilen her gözlükten 4 dolar fon alınıp alınmayacağını merakla bekleniyor.
Sektör temsilcileri kararı tahmin edemiyor. DTM'den şirket ve derneklere gönderilen yazıda resmi gazeteyi takip etmeleri, kararın orada açıklanacağı belirtiliyor. Taraflar "Çıkacak karara saygılıyız" diyor.
Üreticiler fon gelirse güçlerini bileştirerek 1 milyon dolarlık ortak yatırım yapmaya hazırlanıyor. İthalatçılar ise fonun gözlük fiyatlarını en az 10-12 YTL artıracağını söylüyor.
Devlet yıllık ortalama 3.5 milyon adetle en büyük gözlük alıcısı. Üreticiler Çin'den ortalama 3 dolara ithal edilen standart dışı çerçevelerle haksız kazanç elde edildiği, hem devletin hem de tüketicinin zarara uğratıldığı görüşünde. İthalatçılar ise yerli üretimin yetersiz olduğunu, yeni modellerin ortaya çıkmadığını belirtiyor.
Çin gözlüğü kotayı deldi
Gözlükteki sıkıntılar 2000 yılında Çin mallarının Türkiye'ye girişiyle başladı. Çin mallarının yerli üretimi tehdit ettiğini iddia eden Türkiye Gözlük Sanayicileri Derneği, DTM'ye başvurarak ithal gözlüklerde zorunlu optik standardını 2001 yılında devreye soktu. Ancak kaçak ürünlerde artış oldu. Daha sonra 2003 yılında Çin'den gelen gözlüklere
2 milyon adet kota konuldu. Bu kez ithalatçılar mallarını Çin'den AB ülkelerine, oradan da Türkiye'ye getirerek kotayı deldiler. Dernek bunun üzerine tekrar DTM'ye başvurarak kendi koydurduğu kotayı 2004 yılında
kaldırdı. Şimdi yerli üreticiler DTM'nin her gözlüğe 4 dolar fon konulmasını istiyor. İthalatçılar ise "Fon konulursa bu para en az 12 YTL olarak tüketicinin cebinden çıkar" diyor.
"Çin'den gelen standart dışı ürünlerle haksız rekabet ediliyor. Devlet yurtiçinde standartlara uygun çerçeve üretmenin maliyeti 15-17 YTL arasında. Oysa Çin'den ortalama 3 dolara standart dışı gözlükler geliyor. Üretim yapmadan, sağlıksız ürünlerle haksız kazanç sağlanıyor. Tüketici de aldığı çerçeveyi 2 ay sonra değiştirmek zorunda kalıyor. Fon uygulanmaya başlarsa, yerli üreticiler güçlerini birleştirecek. Yaklaşık 1 milyon dolarlık milli sermayeyle birlikte üretim yapacak bir yatırım yapacağız. Bu yatırımla dünyanın bütün ülkeleriyle rekabet edebiliriz."
"Fon tüketiciye zam olarak yansır, kalitesiz ürün kullanımı artar. 'Gözlükçüler devleti dolandırıyor, 5 YTL'lik gözlükleri veriyorlar' diyorlar. Ben o gözlükleri hiç görmedim. Üreticilerin piyasaya uygun modelleri çıkarmaları gerekiyor. Gözlükçü ithal ya da yerli, istediği yerden alır. Biz yerli malı da alıyoruz. 2001'den bu yana yerli üretim rakamları artıyor. Peki o zaman ithalat nasıl ciddi zarar veriyor? Fon isteklerinin altında başka planlar yatıyor. Bakın bugün Türkiye'de 2.5 milyonun üzerinde stok var. Üretici derneğinin üyeleri arasında aynı zamanda ithalatçı da var. "Yerli sanayi ölüyor" söylemlerinin altında başka planlar var."
"Çin'den 3 dolar yani 3.6 YTL'ye getirilen çerçeveler veya gözlükler büyük bir ihtimalle pazarlarda ve işportalarda 5 ila 15 YTL'ye satılan gözlükler. Optisyenlik müesseseleri bu kadar düşük bedelle çerçeve almıyor. Eğer bu doğru ise, ithalatçıların bizlere çerçeveleri çok fahiş fiyatla sattıkları sonucu ortaya çıkıyor. Üretim yapmak tek başına bir çözüm değildir. Renk, çeşitlilik, marka, model, estetik, sağlamlılık, garanti, servis ve fiyat bir bütün. Türkiye'de üretildiği iddia edilen ürünleri gözlük kullanıcısı beğenmiyor ve almıyorsa bu ne gözlükçüyü ne de gözlük kullanıcısını ilgilendirir."
"Fonun bize geri dönüşü şu an aldığımız fiyata 10 YTL zam demek. 3-4 sene ithalat yapılmasa Türkiye'deki çerçeve bize yeter. Dolayısıyla güçlü tedarikçiler stokları sayesinde çok yüksek rant elde edeceklerdir. Bu çirkin iddialar bizleri incitiyor. Varsa somut deliller Türkiye hukuk devletidir marka ve ithalatçısını satanları şikâyet edin. Tüm sektörü zan altında bırakacak açıklamaları yakışıksız. Biz imalatçılarla ülkemizde uluslararası standarlara uygun olmayan ürünlerin satılmamması konusunda hemfikiriz. Bu ürünler optisyenlik müesseselerinde değil işportadadır."
"Toplam 20 olan üretici sayısı 3'e indi. Yerli sanayinin kapasitesi 10 milyon ama 2 milyon bile satamıyoruz. Türkiye'ye yılda 14 milyon adet gözlük giriyor. Çin'den gelen 11 milyon gözlüğün 10 milyonu standart dışı. Oradan 1 dolara 3 dolara alıyorlar. Sonra burada devlet yerli çerçeveye de Çin'den gelene de 43 YTL veriyor. Aradaki fark optikçinin, ithalatçının cebine giriyor. Haksız kazanç sağlıyorlar. Devletin sadece yerli üretime ödeme yapmasını istiyoruz. "
(Milliyet)
İbrahim Kahveci
Meliha Okur
İbrahim Öztürk
Güngör Uras
Hurşit Güneş
Deniz Gökçe
Ercan Kumcu
Erdal Sağlam
Şükrü Kızılot
Resul Kurt
Şahin Nursaçan
Doç. DR. Ünsal Ban
Ayson Karabağ
Arzu Uğur
Yorum Yaz