İhlas mudilerine ne kadar ödedi
İhlas Finans’ın TMSF kapsamına alınması ile ilgili yasal düzenleme yapma şansının 2005 yılında yitirildiği ancak 5 yıllık tasfiye süreci dolduğu halde ödemelerin gerçekleşmemesi üzerine TMSF harekete geçti.
İHLAS YENİDEN MERCEK ALTINDA
15 Aralık 2007 16:53
, ödemelerin büyük bölümünün hâlâ gerçekleşmemesi nedeniyle yeni bir düzenlemeye gidilebileceği belirtildi. TMSF ise İhlas Finans mudilerine yapılan ödemeleri mercek altına aldı
İhlas Holding’den borsaya gönderilen ve tasfiye halindeki İhlas Finans Kurumu A.Ş’nin yeniden faaliyete geçirilmesi hususunda Price Waterhouse Coopers AG Switzerland firması ile 11 Aralık 2007’de münhasır mali danışmanlık sözleşmesi imzaladığının duyurulduğu açıklama, gözlerin yeniden bu kurumdaki gelişmelere çevrilmesine neden oldu. TMSF’nin İhlas Finans’taki tasfiye sürecini kontrol etmek üzere harekete geçtiği, son gelinen noktayı içeren bir raporu Hazine’ye ve BDDK’ya ileteceği öğrenildi.
2001 yılında faaliyet izni kaldırılan ve yaklaşık 6 yıldır tasfiye sürecinde olan İhlas Finans’ta halen alacaklıların yüzde 70’e yakın bölümüne ödeme yapılamadı.
2005 yılında engellendi
İhlas Finans tasfiyesinde önceliğin alacağı 1.000 doların altında olanlara verildiği ve ödemelerin ancak 1700 dolar alacağı olanlara kadar gelebildiği belirtiliyor. İhlas Finans’tan daha yüksek miktarda alacağı olanlara ise halen ödeme takvimi ile ilgili bir bilgi verilemiyor. 5 yıllık tasfiye süreci de bittiği için yeni bir düzenleme ile kontrolün TMSF bünyesine geçirilebileceğine dikkat çekildi.
BDDK yetkilileri, İhlas Finans’ın da diğer içi boşaltılan bankalar gibi TMSF kapsamına alınması halinde, tahsilat oranının çok daha fazla olabileceğine dikkat çekiyor. Bu şansın 2005 yılında kaybedildiğini, yapılmak istenen yasa değişikliğinin engellendiğini hatırlatan yetkililer, yeni bir düzenlemenin bugün itibarıyla da yapılabilmesinin mümkün olduğuna işaret ediyorlar. İhlas Finans’ın tasfiyesinde 5 yıllık sürenin bittiğini, buna rağmen tasfiyenin büyük bölümünün hâlâ gerçekleşmediğini kaydeden ilgililer, bu gerekçenin bile geride kalan onbinlerce mağdurun hakkını korumak adına Ankara’nın adım atması için yeterli olduğunu vurguladı.
İhlas Finans’ın da TMSF denetimine alınmasına dair bir önerge, 2005 yılında Bankacılık Yasası görüşmeleri sırasında TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilmişti. CHP’li üyeler tarafından verilen ve AKP’lilerin de desteklediği önerge kabul edildikten sonra genel kurulda yine AKP’li milletvekillerinin oyları ile reddedilmişti.
Söz konusu gelişme, AKP’li ve CHP’li milletvekilleri arasında sert tartışmalara neden olurken CHP Trabzon Milletvekili Akif Hamzaçebi, TMSF Başkanı Ahmet Ertürk’ün bile “Burada hortumlama vardır” dediğini, hatırlatmış ve “Bir hortumlamayı TMSF bünyesine almak istedik. Ama sizler, ’benim hırsızım iyidir’ mantığıyla reddettiniz. Hayırlı olsun” diye konuşmuştu.
Milleti soyanın devleti soyandan ne farkı var?
İhlaszedeler dün VATAN’ı arayarak yıllardır sorunlarını dinleyecek muhatap bulamamaktan, İhlas Grubu’nun insafı ile başbaşa bırakılmaktan şikayet ettiler. Devletin alacakları konusunda kendilerini yalnız bıraktığını düşünen İhlaszedeler “Cem Uzan’a karşı kararlı tavır gösteren Ankara’nın ayrım yapmadan diğer hortumcuların üzerine de aynı kararlılıkla gitmesini istiyoruz. Adalet böyle sağlanır” dediler.
Antalya’dan arayan ve 7 yıldır 3 bin 500 dolar civarındaki alacağını bir türlü alamadığını söyleyen Ali Tekin, “Devleti soyanla milleti soyan arasında ne fark var? Nefret ettim artık bu ülkede yaşamaktan. Yolda bulduğumuz parayı bile yemeye korkan insanlarız. Bunlar nasıl müslüman, nasıl insan? Bir türlü alacağımıza sıra gelmedi. Daha geçenlerde aradım. ‘Henüz 1.700 dolarlardıyız’ dediler. Bu hızla herhalde bize 10 yıl sonra ödeme günü ya verirler ya vermezler. Cem Uzan’ın başına gelenler bu adamların başına gelmiyorsa, ben bunların adaletinden şüphe ediyorum” dedi.
Afyon’dan arayan ve adının yazılmasını istemeyen bir başka İhlaszede ise şöyle konuştu:
“Terzilik yaparak biriktirdiğim 15 bin dolarımı İhlas Finans’a yatırdım. Emeğim uçup gitti. Eşim belli aralıklarla şirket merkezine gidip bilgi almaya çalışıyor. Hep aynı yalanları uyduruyorlar. Eşim ağzına geleni söyleyip hakaretler etse de yüzleri kızarmadan bizi dinleyip yine aynı yalanlarla bizi yolluyorlar. Utandıklarını sanmıyorum. Belli ki güvendikleri bir şeyler var. Belli ki bize bir şey olmaz diyorlar. İnanılmaz pişkinler.”
Yorum Yaz