Süleyman Demirel, Ecevit ve Yılmaz'ın en fazla çekindiği, sayılı işadamlarının milyarlarca liralık ilana rağmen eğildiği bir kesim her ne yaptı ise birtek onu sindiremedi.
Gazeteci Aykut Işıklar magazin yazılarının yanı sıra zaman zaman da sosyal içerikli köşe yazıları ile dikkati çekiyor.
Işıklar bugünkü köşesinde 'Türkiye'nen en cesur kişisi kim' sorusuna cevap aradı ve bu koltuğa TMSF Başkanı Ahmet Ertürk'ü oturttu.
Işıklar, bunun gerekçesini açıklarken geçmişte gücü elinde bulunduran siyasetçilerin ve herşeyi satın alabilecek konumdaki ünlü işadamlarının medyanın önünde nasıl eğildiğini anlattı . Işıklar, Ertürk'ün kimlerle mücadele ettiğini köşesine şöyle aktardı:
Aykut Işıklar'ın köşe yazısı
Ahmet Ertürk adında bir “demir yürek”
‘Türkiye'nin en cesur kişisi kim?' diye bir soru sorsam... Bana hemen sinirlenip 'Ne kadar saçma bir soru... Cesur diye kime diyorsun?
Elinde tabanca- bıçak gözü dönmüş psikopatların üzerine giden korkusuz delikanlı mı?, çok cabuk zengin olma uğruna 20 yıl cezaevi hücrelerinde yatmayı göze alan uyuşturucu kaçakçısı mı, bankaları milyonlarca dolar dolandırıp sonra ortadan kaybolan iş adamı(!) mı?...
O kadar ceşit 'cesur adam' var ki. Veya 'cahil cesaret örneği' diyebilirsiniz. Çok da haklı olursunuz. Cesur veya cesaret çok geniş bir kavram. Hatta ayda 500 YTL maşla evlenmeye kalkan delikanlı, belki de hepsinden daha cesur. Sevdiği genç için evden kaçan kız, güney doğu da başlık parası isteyen babasına rest çeken kız da...
Hepsini kabul ediyorum ama sorumu tekrarlayıp, yanıtımım veriyorum. Bana göre 'Türkiye'nin en cesur kişisi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun Başkanı Ahmet Ertürk' tür. Lütfen arkaya doğru yaslanıp şöyle bir düşünün... Süleyman Demirel, rahmetli Bülent Ecevit, iş mafya dünyasını yakından tanıyan Mesut Yılmaz, sonradan politikacı olan Tansu Çiller gibi pek çok politikacı en çok kimlerden çekinirdi? Mafyadan değil her halde.... Medyanın güçlü patronlarından değil mi?
Peki her yıl milyonlarca liralık ilan vermelerine rağmen iş adamları en çok kimden çekinirdi? Yine bazı medya patronlarından değil mi?
İşte o dev politikacıları ve iş adamlarını bile korkutanların hepsi tek düşmanla boğuştu. TMSF Başkanı Ahmet Ertürk ile... Ertürk birçok cephede onlarla savaşıyor. Bir gün Topraklar ile ertesi gün Cem Uzan ile... Şu cümle her şeyi açıkça anlatır. Başta Cem Uzan olmak üzere Uzan ailesi, Dinç Bilgin ve çevresi, Turgay Ciner, Erol Aksoy, Cavit Çağlar, Yiğit Okur, Ali Balkaner, Halis Toprak gibi pek çok iş adamlarınla uğraşacak başka babayiğit var ise, çıksın ortaya... Hepsi ayrı bir dev güç... Devlet içinde devletler. Her halde onlarla uğraşmak yerine Rusya'da ihtilal yapıp Putin'i devirmek daha kolaydır. Yenilmeyi bilmeyen, hep kazanmış kişiler. Kazanmak için de babası olsa dinlemezler. Rakibini yenmek için her yol Roma'ya gider. Yalan mı?
Kimi zamanında bankasından milyonlarca dolar hortumlamış, kimisi devlete yanlış bilgiler verip vergi kaçırmış hep yalan dolan ve haksız işler. Arkalarında onlarca profesör, avukat ve gazete köşe yazarı var. Bir de görülmeyen ajanları var ki... Onlar da TMSF'nin genç askerlerinin peşinde. Allah göstermesin birinin en küçük açığını bulsalar, pireyi deve yapıp TMSF'yi devirecekler. TMSF'nin tüm vatansever çalışanlarına hırsız damgası vuracaklar. Neyse ki hepsi komando askeri gibi, yeminli...
Oysa şunu hiç unutmamak gerekiyor. Ahmet Ertürk senin-benim verdiğim vergileri, biriktirdiğim parayı geri almak için uğraşan bir devlet memuru. Kaderine bakın hele... Kimisi şan-şöhret ve hava içinde devlete hizmet eder. Örneğin general olur, vali olur, büyükelçi veya müsteşar olur. Gittiği her yerde itibar görür. Ertürk ise devlete ve millete hizmet ederken düşman kazanıyor, kimlerle savaşıyor. Hesaptan kitaptan hiç anlamam. Sizi yanıltmak istemem. Türkiye Cumhuriyeti hazinesine milyarlarca dolar kazandırdığını herkes kadar biliyorum. Devleti ve milleti soyanları yılanın deliğinde olsa buluyor, malına el koyduruyor, satıyor, kiraya veriyor. Bunları görevi ve halkı için yapıyor. Kimsenin parasına haksızca el koymuyor, kendi cebine atmıyor, Sadece yasaların verdiği yetkileri kullanıyor. Bir Ağır Ceza hakimi gibi... Tabii ki birilerin canı daha fazla yanıyor, birileri daha akıllı davranıyor. Bu da çok normal. Milyar dolarların konuşulduğu mahkemelerde herkes mutlu olamaz.
Böyle bir görev yapan insanın kafasını kopartmak istemeleri çok doğal. Bunu da anlayışla karşılıyorum da. Kalemini satan gazetecileri görünce... Bu kadar çok olmasına üzülüyorum. Basın Konseyi Başkanı Oktay Ekşi keşke TMSF Başkanı Ahmet Ertürk gibi davranabilse. Kalemini satan gazetecileri tek tek teşhir edip, meslekten uzaklaştırabilse... Geçen gün Ahmet Ertürk'ün açıklamalarını okurken hep bunları düşündüm.
BUGÜN
Bu haber toplam 462 kez okundu.










